Varis tekrarı, ablasyon, skleroterapi veya cerrahi stripping yoluyla başarılı bir şekilde tedavi görmüş hastalar arasında sıkça gündeme gelen bir konudur. Başlangıçta tedavi edilen ven kapansa ve kapalı kalsa bile, zaman içinde yeni varisler ortaya çıkabilir. Bunun neden olduğunu anlamak, gerçek tedavi başarısızlığı ile neovaskülarizasyon adı verilen bir olguyu ve kronik venöz hastalığın tek seferde çözülecek bir sorun olmaktan ziyade ilerleyici bir durum olarak daha geniş, süregelen doğasını birbirinden ayırt etmeyi gerektirir.
Neovaskülarizasyon Nedir ve Tekrara Nasıl Yol Açar?
Neovaskülarizasyon, genellikle safenofemoral veya safenopopliteal bileşke yakınında olmak üzere, daha önce tedavi edilmiş bir venin bulunduğu bölgede yeni, küçük, kıvrımlı venlerin büyümesini ifade eder. Bu yeni damarların vücudun iyileşme yanıtının bir parçası olarak oluştuğu düşünülmektedir ve zamanla mevcut varislerle bağlantı kurarak, başlangıçta tedavi edilen ven kapalı kalmaya devam etse dahi reflü için etkin bir şekilde yeni bir yol yeniden oluşturabilir. Bu süreç, tedavi edilen venin kendisinin yeniden açıldığı rekanalizasyondan farklıdır ve başlangıçta başarılı olan bir tedaviden sonra varislerin geri dönmüş gibi görünmesinin en sık öne sürülen açıklamalarından biridir.
Tekrar Her Zaman Orijinal Tedavinin Başarısız Olduğunun Bir Göstergesi midir?
Mutlaka değil. Kronik venöz yetmezlik, damar hastalıkları literatüründe yaygın olarak ilerleyici bir durum olarak tanımlanır; bu, orijinal tedaviye dahil olmayan venlerin, süregelen venöz hipertansiyon, ven duvarının yaşlanması ve uzun süre ayakta durma veya aile öyküsü gibi bireysel risk faktörleri nedeniyle zamanla yeni bir yetmezlik geliştirebileceği anlamına gelir. Birçok durumda, tekrar gibi görünen şey aslında klinik olarak anlamlı olmayan veya orijinal işlem sırasında tedavi gerektirdiği önceden tespit edilmemiş venlerde ortaya çıkan yeni yetmezliklerdir. Rekanalizasyon, neovaskülarizasyon ve yeni hastalığı birbirinden ayırt etmek, nitelikli bir hekim tarafından yapılan duplex ultrason değerlendirmesini gerektirir.
Yeni Varislerin Ortaya Çıkma Olasılığını Hangi Faktörler Etkiler?
Zamanla yeni varislerin gelişme olasılığının daha yüksek olmasıyla yaygın olarak ilişkilendirilen çeşitli faktörler arasında güçlü bir venöz hastalık aile öyküsü, obezite, uzun süre ayakta durmayı gerektiren meslekler ve gebelik yer alır. Bu altta yatan risk faktörleri genellikle herhangi bir tekil tedaviden sonra da devam ettiğinden, başarılı bir ilk tedaviden sonra bile sürekli gözetim ve kompresyon çoraplarının periyodik kullanımı gibi yaşam tarzı önlemleri sıklıkla önerilir. Bu durum tedavinin etkisiz olduğu anlamına gelmez; venöz hastalığın kendisinin kronik, ilerleyici doğasını yansıtır.
Tedavi Seçimi Uzun Dönem Sonuçlarla Nasıl İlişkilidir?
VenaBLOCK Non-Thermal Treatment for Vein Disease & Varicose Veins gibi siyanoakrilat bazlı sistemler için üretici tarafından bildirilen kapanma verileri, 12. ayda %97 ve 3. yılda %94,6 kapanma oranı göstermektedir; bu da dayanıklılık verilerinin genellikle çok yıllı dönemler boyunca izlenmesinin, zaman içinde bir miktar rekanalizasyon veya yeni hastalığın ortaya çıkabilmesinden kaynaklandığını göstermektedir. Bu rakamlar, orijinal olarak tedavi edilen venin kapanmasını tanımlar ve başka bir yerde yeni varis gelişmeyeceğine dair bir garanti temsil etmez. Venöz hastalık tedavi seçenekleri hakkında daha geniş bilgiye varis ürünleri sayfasından ulaşılabilir.
Tedaviden ne kadar süre sonra tekrar değerlendirilebilir?
Tedaviden sonraki haftalarda ven kapanmasını değerlendirmek için genellikle takip duplex ultrasonu kullanılırken, sıklıkla yıllık veya altı ayda bir aralıklarla yapılan daha uzun vadeli gözetim, sonraki yıllarda ortaya çıkabilecek yeni venöz yetmezlikleri tespit etmeye yardımcı olur. Bireysel izleme takvimlerine tedaviyi yürüten hekim karar verir.
Cihaz kullanılabilirliği ve mevzuat durumu ülkeye göre değişir. Bölgeniz için geçerli olan güncel düzenleme bilgileri için lütfen INVAMED veya yetkili yerel distribütörünüzle iletişime geçin.
